Anadolu, yalnızca bir coğrafya değil; binlerce yıldır insanlığın düşünce, inanç, ticaret ve devlet anlayışını şekillendiren bir medeniyet hafızasıdır. Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında yer almasıyla tarih boyunca medeniyetlerin doğup geliştiği bir merkez olmuştur.
Bu topraklarda tarım, şehirleşme, yazı, para ve felsefe gibi birçok temel gelişmenin izleri görülmektedir. Göbeklitepe inanç tarihinin köklerini, Hattuşaş devlet ve diplomasi kültürünü, Sardes ise paranın doğuşunu temsil eder. Efes, Milet ve Bergama gibi merkezler ise bilim ve felsefenin gelişimine katkı sağlamıştır.
Bu yönüyle Anadolu, insanlık tarihinin izlerini taşıyan büyük bir uygarlık sahnesidir.
Yazar: Hamide Mete








